• EN This post is only available in Turkish.

Boğaziçililere Rektörden Müjde Var

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran, öğrencilerin internet erişimiyle ilgili sorunlarına ilişkin olumlu bir geri dönüş yaptı.

“Boğaziçililerin Erişimi Engellenmiştir” adlı yazımdan sonra konuyu daha ciddi mercilere taşımak için, yazıyı yeniden elden geçirip Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran’a iletme gereği duydum. Sonuç beklediğimden kat kat harika oldu, teşekkürler Kadri Hocam.

Aşağıdaki Rektörümüze ilettiğim epostanın metnini ve Rektör’ün cevabını okuyabilirsiniz.


OKÇK > Rektör

İyi günler Kadri Hocam,

İnşaat mühendisliği bölümünde okuyorum, Birinci Kuzey Yurdu’nda kalıyorum. Yurtlarımızın internet erişimi ile ilgili sizi bilgilendirme isteği duydum. Çünkü bu durum yurtlarda kalan öğrencilerin ortak derdi, ses edemedğimiz bir derdimiz.

Zamanınızın kısıtlı olduğunu biliyorum, bu nedenle önemli yerleri koyu yazacağım; eğer detaylarını öğrenmek isterseniz tüm epostayı da okuyabilirsiniz.


Aşağıdaki testleri Birinci Kuzey Yurdu’nda yaptım. Birinci test Ankara ile, ikincisi Barselona, üçüncüsü Londra, dördüncüsü Washington ile yapıldı. Özellikle büyük kentleri seçtim, sonuçlara karşıdaki sunucunun performansı çok fazla etki etmesin diye.

Ayrıca yurtlarda öğrencilere sunulan internet bağlantıları ile, okulda akademik personele sunulan internet bağlantıları farklıdır. Bu nedenle internet konusunda ne konumda olduğumuzun farkında olmayabilirsiniz.

Özellikle ping sürelerine dikkatinizi çekmek istiyorum. Ping süresi, internet bağlantısının kalitesi hakkında ciddi ipuçları verir. Ne kadar az olursa o kadar iyidir. 50ms altındaki bağlantılar A kalitedeki bağlantılardır.

Ping süresi, cevap verme süresi olarak da bilinir. Bir siteye girildiğinde öncelikle karşı tarafa bağlantıya geçme isteği gönderilir. İşte ping, bu isteğin gönderilme süresidir. Şunu da eklemek isterim ki, download kapasitesi Türkiye ortalaması olan 8mb/s’ye çıkarılsa ama ping süreleri böyle kalsa, yine internet bağlantımız çok kötü demektir.

Aşağıdaki verilerde; ilkinde (yurtiçi) A, ikincisinde C, üçüncüsünde D, dördüncüsünde ise F kalitesinde bağlantıya sahibiz.

Türkiye ortalamasının altında bir internet erişim kapasitemiz ve kalitemiz mevcut, diğer üniversitelerle karşılaştırmak bile istemiyorum. Son düzenlemelerle birlikte Türkiye’deki bir internet kullanıcısına 8mb/s’lik bir download değeri sunulmakta, bizde bu değer 1mb/s’nin altında kalmakta (yukarıdaki testlerde görüldüğü gibi). Rakip olarak gördüğümüz diğer üniversitelerde ise (İTÜ, Bilkent, ODTÜ vb) bu değer 30mb/s civarında. Yurt dışındaki üniversiteler için ise bu değer 100mb/s. Türkiye ortalamasının ve rakip üniversitelerin ping sürelerinin 50ms’nin altında olduğunu, yani internet bağlantı kalitelerinin A olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım.

Ve hayata geçen son uygulamayla birlikte, internete erişimimiz süre kısıtlamalı oldu. Perşembe günü hayata geçirilen uygulama ile internete boun.edu.tr kullanıcı adımız ve şifremiz ile giriş yapabiliyoruz. Bu erişimin henüz tespit edemediğim bir süre sonra yenilenmesi gerekiyor. Bir form dolduruyorsanız ve bu sırada erişim süreniz doldu ise, doldurduğunuz tüm bilgiler boşa gidiyor. Ya da göndermek istediğiniz bir e-posta yok oluyor. Veyahut bilgisayarınızı güncellemek isterken bunda başarılı olamıyorsunuz.

BİM’in görevi, öğrencileri sinir hastası etmek midir, yoksa internet kalitesini artırmak mı? BİM ile olan yazışmalarımı da aşağıya ekliyorum Hocam. Her yeni uygulama ile üniversitemizin internet kalitesine darbe vurulurken ve buna “Boğaziçinin altyapısı yetersiz” bahanesi sunulurken öğrenci arkadaşlarıma yaşatılan sadece sinir harbi. ki altyapımızın yetersiz olmadığını biliyoruz. Tüm bunların üstüne BİM’den bir görevlinin, “Eğer sinir hastası etmek istesek, çok da iyi yaparız.” demesi ne derece uygundur?

Yurtlarda kalan öğrenciler olarak bu gelişmelerden hiç memnun değiliz, lütfen bunu bilin. Birçok kereler BİM’in çeşitli şekillerde protesto edilmesi, üst birimlere şikayet edilmesi, dilekçeler toplanması konuları tartışıldı farklı öğrenci toplulukları arasında. Hatta izin verilse “kendi internetimizi kendimiz çekeriz, bu çileye katlanmak zorunda kalmayız” bile dendi, ki kaliteli bir internet için öğrenciler rahatlıkla aralarında aylık para toplayıp internet çekerler odalara.

Bu durumu birilerinin size bildirmesi gerekiyordu, bu konuda size yazmayı uygun gördüm. Çünkü sizi öğrenci dostu olarak biliyoruz.

Konu hakkında en uygununu ve öğrenciler için de en güzelini yapacağınızdan hiç kuşkum yok.

Teşekkürler, iyi çalışmalar…

Oğuz Kaan Ç. Kılınç

Rektörümüzün Cevabı

2009 yılında internet ile ilgili en küçük bir sorun bile affedilemez.

Oğuz Kaan,

Öncelikle uyarıların ve beni konudan haberdar etmen yüzünden çok teşekkür ederim. Ben bunu çok kez ve “publicly” söyledim, 2009 yılında internet ile ilgili en küçük bir sorun bile affedilemez. Dolayısıyla, bu konuyu çok ciddiye alıyorum. Ayrıca, ben bağlantı yavaşlığı giderilsin diye ULAKBİM hattına ilave bir hat da (küçümsenmeyecek paralar vererek) TTNET’den de ilave ettim. Bu işe bu kadar para verirken öğrenci ya da hoca memnuniyetsizliği kesin kabul edilebilecek bir şey değil.

Şimdi, yapacaklarımıza gelince.

  1. Mesajını hemen bu işlere bakan rektör danışmanı olan Emin Anarım’a iletiyorum. Hem sana hem de bana cevap yazmasını istiyeceğim.
  2. Bana sana (önümüzdeki hafta ya da Ocağın ilk haftasında) sana uyan gün ve saatleri yaz, sen, ben ve BİM müdürü ve Emin Hoca bir araya geleceğiz. Konuyu yüzyüze de irdeleyeceğiz. Oradan nereye gideceğimize karar veririz.

Sevgiler.

Rektör > Rektör Danışmanı

Emin selamlar.

Aşağıda, bir öğrenciden gelen ve bayağı ciddi rahatsızlık içeren bir mail var. Öğrencinin yazdıklarını, sana zahmet, bir inceleyip bana ayrıntılı bir cevap yazar mısın? Öğrenciye forward edeceğim. Ya da istersen, sen öğrenciye de cc’le.

Önümüzdeki günlerde de sen, ben, öğrenci ve Albert bir araya gelip bu konuya bir el atalım.

Teşekkürler.


Rektörümüz Prof. Dr. Kadri Özçaldıran Hocam’ın tüm rektörlere, hatta sadece rektörlere değil Türkiye’nin internete erişimini şu ya da bu şekilde kısıtlamaya çalışanlara harika bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Teşekkürler Kadri Hocam…

comments powered by Disqus